Kıymetli okurlar,
Bugün “AK Parti Darıca’da sular durulmuyor” başlıklı köşe yazımda Darıca teşkilatında yaşanan bazı sorunları ve sahadaki AK Partililerin konuya bakış açısını kamuoyuyla paylaşmıştım.
Yazının ardından birkaç saat geçmeden bazı kendini gazeteci diye pazarlayanlar, bazı yalaka ekipler ve belli çevreler adeta düğmeye basmış gibi harekete geçti.
Kulislere göre bazı basın kuruluşlarına özel haber yaptırılması için girişimlerde bulunulmuş.
Elbette herkes haber yaptırabilir, buna kimsenin bir şey dediği yok.
Ancak mesele haber yapmak değil; mesele algı operasyonuyla gerçeği başka yere taşımaya çalışmak.
Yapılan haberlere baktığımızda öyle cümleler kurulmuş ki, sanki Bursa’da gerçekleşen Doğu Marmara Bölgesi Strateji Kampı’nın ana gündemi Darıca olmuş!
Sanki tüm teşkilatlar Darıca’yı konuşmuş, herkes Darıca’yı örnek göstermiş, Bursa adeta Darıca’yı yakın markaja almış gibi bir hava oluşturulmaya çalışılıyor.
Haberde özellikle şu ifadeler dikkat çekiyor:
“Darıca İlçe Teşkilatı’nın sahadaki başarısı ve dikkat çeken uyumlu yapısı Bursa’daki toplantının en çok konuşulan konuları arasında yer aldı…”
Şimdi insan ister istemez soruyor:
Gerçekten mi?
Bursa’daki toplantının ana gündemi Darıca mıydı?
Kocaeli’nden toplantıya katılan diğer ilçe başkanları başarısız mı?
Onlar çalışmıyor mu?
Vatandaşın içinde değiller mi?
Bakın, Darıca teşkilatı sahada çalışıyor olabilir.
Zaten çalışmak zorunda.
Bu yeni keşfedilmiş bir başarı hikâyesi değil.
Ama işi abartıp “Türkiye Darıca’yı konuşuyor” havası oluşturmanın kimseye faydası yok.
Hele ki bunu yaptırılmış haberlerle servis etmek, teşkilata katkı değil zarar verir.
Siyasette en tehlikeli şey, gerçeği büyütmek değil; gerçeğin önüne algıyı koymaktır.
Çünkü teşkilatların içinde emek veren insanlar vardır.
Gece gündüz çalışan, mahalle mahalle dolaşan, vatandaşın derdini dinleyen birçok ilçe teşkilatı var.
Şimdi siz çıkıp bir ilçeyi parlatmak adına diğerlerini gölgede bırakacak cümleler kurarsanız, bunun adı başarı haberi değil; iç rekabeti körükleyen PR çalışması olur.
Bir başka mesele de şu…
Bir köşe yazısı yayımlandıktan birkaç saat sonra apar topar haber servis edilmesi de oldukça ilginç değil mi?
Demek ki yazılanlar birilerini rahatsız etmiş.
Rahatsız olmak normaldir.
Ama rahatsızlığı yönetmenin yolu gerçekleri konuşmak yerine pembe tablo çizmek olmamalı.
Ben bir kez daha söylüyorum:
Bu tarz hareketler ilçe başkanına da, ilçe teşkilatına da fayda sağlamaz.
Tam aksine teşkilat içerisinde “algıyla yükselme” düşüncesini büyütür.
Siyasette samimiyet önemlidir.
Siyasette artık neyin doğal neyin organize olduğu çok iyi görünüyor.
Kahramanlık hikâyeleri yazdırarak değil, halkın gönlüne dokunarak siyaset yapılır.
Gerisi sadece günü kurtarma çabasıdır.
Ve merak etmeyin kıymetli okurlar…
Bu perde arkasında yaşananları, kimlerin hangi telaşla hangi girişimlerde bulunduğunu da ilerleyen günlerde sizlerle paylaşacağım.

YORUMLAR