Bugün Darıca Belediyesi Şubat ayı meclis toplantısını takip etmek için Rüstem Metin Yırttaş Kültür Merkezi’ndeydim.
Toplantı, olması gerektiği gibi başladı. Muhalefet söz aldı, İlçedeki elektrik kesintileri başta olmak üzere dile getirilen sorunlar not edildi.
Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, elektrik, altyapı ve üstyapı çalışmalarına kadar tüm başlıklara sakin, net ve açıklayıcı cevaplar verdi.
Kısacası; meclis, meclis gibi gidiyordu.
Ta ki CHP’li meclis üyesi Erhan Balıkçı mikrofonu eline alana kadar.
O andan sonra kürsü, Darıca’nın sorunlarının konuşulduğu bir yer olmaktan çıktı; ucuz siyasetin sahnesine dönüştü.
Balıkçı, geçtiğimiz yıl Darıca Belediyesi’nde yaşanan ve bir insanın hayatını kaybettiği acı bir olayı, ima yoluyla gündeme taşıdı.
Burada durmak gerekir. Bir insanın can verdiği, geride çocukların yetim kaldığı bir olay; meclis kürsüsünde siyasi şov malzemesi yapılır mı?
Kim ister başına böyle bir felaketin gelmesini?
Erhan Balıkçı, eline sazı almışçasına çaldı da çaldı…Ne konu kaldı, ne edep, ne de vicdan.
Belli ki derdi Darıca değildi.
Derdi çözüm üretmek hiç değildi.
Derdi; kameralar karşısında gündem olmaktı.
Ama unuttuğu bir şey vardı:
Bu toplum, şovla devlet adamlığını ayırt edecek kadar tecrübelidir.
O kürsüde söylenen her söz, sadece muhatabına değil; salondaki herkese ve o acının gerçek sahiplerine gider. O sözler yüzünden bir arbede çıksa, biri yara alsa bunun sorumluluğunu kim alacaktı?
Elbette kimse.Muzaffer Bıyık ise tam da burada devreye girdi ve noktayı koydu.
Sesini yükseltmeden, provokasyona kapılmadan ama net bir duruşla konuştu.
“Bu kadar alçalma” dedi.
“Kim ister başına böyle bir şeyin gelmesini?” dedi.
Bu sözler bir polemik değil, insanlık dersiydi.
Açık konuşmak gerekirse;
Muzaffer Bıyık o mecliste belediye başkanlığı yaptı.Erhan Balıkçı ise siyasetin en ucuz hâlini sergiledi.
Muhalefet; bağırmak değildir.
Muhalefet; ima etmek değildir.
Muhalefet; ölüm üzerinden siyaset yapmak hiç değildir.
Darıca polemikle değil, akılla yönetilir.
Bu meclis şovla değil, ciddiyetle çalışır.
Ve unutulmamalıdır:
Devlet terbiyesi ile şovmenlik arasındaki fark, böyle anlarda ortaya çıkar.

YORUMLAR