Çayırova Bünyamin Çiftçi ile İYİ Parti Çayırova İlçe Başkanı aynı zamanda belediye meclis üyesi İlhami Bayrak arasında önceki gün düzenlenen Çayırova Belediyesi meclis toplantısında yaşanan gerilim, ilçede siyasetin ne kadar sertleştiğini bir kez daha ortaya koydu.
Toplantıda Bünyamin Çiftçi’nin, kendisi ve belediyeyle ilgili ortaya atılan iddialara karşı özel olarak hazırlatılan video ve slayt gösterisiyle savunmaya geçmesi dikkat çekti.
Ancak olayın en tartışmalı kısmı, muhalefetin konuşmalarının sık sık kesildiği ve mikrofonlarının kapatıldığı yönündeki konular oldu.
Meclis dediğiniz yer, farklı fikirlerin konuşulabildiği bir alan olmalı.
Muhalefetin sesinin bastırıldığı görüntüler ise kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturdu.
İşin başka bir boyutu daha var.
Yıllardır basınla arasına ciddi mesafe koyan bir yönetimin, o gün çok sayıda basın mensubunun salonda bulunmasını sağlaması kulislerde farklı yorumlandı.
İnsan ister istemez soruyor:
Amaç gerçekten kamuoyunu bilgilendirmek miydi, yoksa siyasi bir algı çalışması mı yapılmak istendi?
Üstelik olay sadece meclis salonunda da kalmadı.
Bölgedeki bazı gazetecilerin bir meslektaşına ait olan televizyonun program görüntülerini kendi yaptıkları haberlere alet etmeleri etik açıdan rahatsızlık yarattı.
Gazetecileri hedef haline getirecek işler yapmak kimseye fayda sağlamaz.
Basın üzerinden mesaj vermeye çalışmak yerine, ortaya net belge koymak gerekir.
Diğer tarafta ise İlhami Bayrak geri adım atmıyor.
“Yalan söylüyorsam mahkemeye verin” diyerek meydan okuyan Bayrak, dün yine katıldığı bir televizyon programında da elindeki belgeleri göstererek iddialarının arkasında durduğunu söyledi.
Şimdi herkes aynı sorunun cevabını bekliyor:
Ortada gerçekten ciddi usulsüzlükler mi var, yoksa siyasi bir hesaplaşma mı yaşanıyor?
Çiftçi bakalım kendisini kanıtlayıp sözlerinin arkasında durup Bayrak'ı mahkemeye verecek mi?
Bunu zaman gösterecek.
Ama kesin olan bir şey var ki Çayırova siyasetinde tansiyon daha uzun süre düşmeyecek gibi görünüyor.